İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik Ekim 2023'te başlattığı saldırılar, bölgedeki insani krizi her geçen gün daha da derinleştiriyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son verilere göre, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 412'ye, yaralı sayısı ise 171 bin 314'e yükseldi. Bu acı bilanço, uluslararası toplumda endişeleri artırıyor ve bölgedeki durumun vahametini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gazze'de Kanlı Bilançonun Derinleşen Gölgesi: Son 48 Saatte Yeni Kayıplar
Aylardır süren çatışmalar, Gazze Şeridi'ni adeta bir harabeye çevirdi. Saldırılarda hedef alınan sivil yerleşim yerleri, hastaneler ve altyapı, on binlerce insanın evsiz kalmasına ve temel yaşam koşullarından mahrum olmasına neden oldu. Hayatını kaybedenler arasında çok sayıda kadın ve çocuk bulunuyor. Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri, yaralı sayısının yüz binleri aştığını ve bölgedeki sağlık sisteminin tamamen çöktüğünü belirtiyor.
Son 48 saatte dahi İsrail'in düzenlediği saldırılarda 3 Filistinlinin naaşının hastanelere ulaştırıldığı ve 9 kişinin yaralandığı bilgisi, çatışmaların durmak bilmediğini gösteriyor. Çatışma bölgelerinde mahsur kalan sivillerin tahliyesi ve güvenli bölgelere ulaşımı da büyük sorun teşkil ediyor. Elektrik, su ve yakıt sıkıntısı, bölgedeki günlük yaşamı felç etmiş durumda.
Müzakerelerden İhlallere: Trump'ın Duyurduğu Ateşkesin Kısa Ömrü
Aslında bölgede bir ateşkes umudu yeşermişti. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim'de Mısır'da devam eden müzakerelerde İsrail ile Hamas'ın Gazze'de ateşkes planının ilk aşamasını onayladığını duyurmuştu. Müzakerelerin yapıldığı Mısır'da imzalanan anlaşma, İsrail hükümetinin onayıyla 10 Ekim'de devreye girmişti.
Ancak bu anlaşmaya rağmen, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde varılan ateşkese rağmen hemen her gün çeşitli iddialarla Filistinlilere yönelik saldırılar düzenlemeyi sürdürüyor. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana geçen sürede ise 442 kişinin daha hayatını kaybettiği, 1236 kişinin yaralandığı kaydedildi. Bu durum, uluslararası anlaşmaların ve diplomatik çabaların dahi sahadaki şiddeti durdurmaya yetmediğini acı bir şekilde ortaya koyuyor.
Uluslararası Hukukun İmtihanı ve Yardım Koridorlarının Çıkmazı
Yaşanan bu dramatik tablo karşısında, Birleşmiş Milletler (BM) ve çeşitli uluslararası insan hakları kuruluşları, Gazze'de acil ateşkes ilan edilmesi çağrılarını yineledi. Bölgeyi yakından takip eden uzmanlar, “Gazze'deki insani krizin boyutları korkutucu seviyelere ulaştı. Temel gıda, ilaç ve su kaynaklarına erişim ciddi şekilde engelleniyor. Bu durum, salgın hastalık riskini de beraberinde getiriyor,” ifadeleriyle durumun vahametini dile getiriyor.
Yardım kuruluşları, Gazze'ye insani yardım tırlarının girişinin hızlandırılması ve güvenli koridorların oluşturulması için yoğun çaba sarf ediyor. Ancak mevcut koşullar altında yardımların bölgeye ulaşması büyük zorluklarla karşılaşıyor ve insani felaketin önüne geçilmesi için uluslararası dayanışmanın artırılması gerektiği vurgulanıyor. Ateşkesin sürekli ihlal edilmesi, yardım operasyonlarını daha da zorlaştırırken, uluslararası hukukun ve insani ilkelerin geçerliliğini sorgulatıyor.
Yarının Gazze'si ve Bölgesel İstikrarsızlık Riski
Mevcut tablo, Gazze'deki insani krizin sadece yerel bir sorun olmadığını, bölgesel ve hatta küresel barışı tehdit eden bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ateşkes anlaşmalarının ihlal edilmesi ve sivil kayıpların durdurulamaması, bölgedeki aktörler arasındaki güvensizliği daha da derinleştiriyor. Bu durum, ilerleyen dönemlerde daha geniş çaplı çatışmaların fitilini ateşleme riski taşırken, diplomatik çözüm yollarının tıkanmasına ve uluslararası arabuluculuk çabalarının sorgulanmasına neden oluyor. Gazze'deki istikrarsızlık, Ortadoğu'daki kırılgan dengeyi derinden sarsmaya devam ediyor ve acil bir uluslararası müdahale olmadan kalıcı bir çözümün mümkün olmadığı sinyallerini veriyor.