Filistinlilerin Gözaltı Sayısı Alarm Veriyor
Filistinli insan hakları kuruluşları, İsrail'in 2025 yılı içerisinde yaklaşık 7 bin Filistinliyi gözaltına almayı planladığını bildirdi. Bu durum, Ekim 2023'te Gazze Şeridi’nde başlatılan çatışmaların yarattığı insani krizin etkisi altında daha da kritik bir hal alıyor. Özellikle, soykırım gerekçesiyle yürütülen operasyonlar, Filistinli halk üzerinde derin yaralar açarak, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmesi gereken bir boyuta ulaşmış durumda.
Kaydedilen Görüntüler: 21 Bin Filistinli Gözaltında
Filistin Esirler Cemiyeti ve Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, Ekim 2023 itibarıyla toplamda 21 bin Filistinlinin gözaltına alındığı ifade edildi. Gözaltına alınanların 1.655’i çocuk ve 650’si kadın olarak kaydedilirken, 2025 yılı için öngörülen 7 bin kişi arasında 600’ünün çocuk ve 200’ünün kadın olacağı bilgisi yer alıyor. Bunun yanı sıra, hâlihazırda İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan Filistinli sayısının 9 bin 300'ü geçtiği ve bunların yaklaşık %49'unu oluşturan 3.350 kişi idari tutuklu olarak hapsedildiği öğrenildi. Tutuklular arasında 'yasa dışı savaşçı' olarak sınıflandırılan 1.220 kişi bulunmakta.
İnsanlık Dramı: Hapishanelerde Korkunç Durum
Raporlara göre, Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde 32 Filistinli hayatını kaybetti. Bu zamana kadar, hayatını kaybeden Filistinli sayısının 100'e ulaştığı bilgisi dikkat çekiyor. Bu ölümler genellikle yetersiz sağlık koşulları ve kötü muamele ile ilişkilendirilmektedir. 86’sı kimliği belirlenmiş ölümlerin 83’ü işkence veya tıbbi ihmal nedeniyle meydana gelmiştir. Bu durum, hapishanelerdeki insanlık mücadelesinin ne denli göz ardı edildiğini gözler önüne seriyor.
Uluslararası Tepkiler Bekleniyor
İnsan hakları uzmanları, gözaltı sayısındaki artış ile hapishanelerdeki ölümleri uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmesi gereken bir durum olarak değerlendirmekte. Eğitim ve sağlık gibi temel hakların ihlal edildiği konusunda acil çözüm önerilerine ihtiyaç duyulmakta. Söz konusu durum, sadece yerel değil, global ölçekte de tepkilere yol açabilir. Dolayısıyla bu alanda yapılacak uluslararası girişimler kritik bir önem kazanıyor.
Filistin Toplumunda Derin Yaralar
İsrail'in gözaltı politikaları, Filistin toplumunda derin yaralar açmakta ve Gazze Şeridi'ndeki zorla kaybetme uygulamaları, ailelerin yakınlarını ziyaret etmesinin engellenmesi gibi durumlar, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak algılanıyor. 2025 yılına kadar süreceği belirtilen gözaltı politikaları, Filistin halkı üzerinde derin bir korku ve endişe yaratmakta. Özellikle, esir değişimi anlaşması kapsamında serbest bırakılan 80 Filistinlinin tekrar tutuklanması, durumu daha da karmaşık hale getiriyor.
Kritik İhlaller: İşkence Uygulamaları
Açıklamalarda, İsrail'in hapishanelerini ve askeri kamplarını sistematik işkence alanlarına dönüştürdüğüne dikkat çekiliyor. Tutuklulara karşı uygulanan yavaş ölüm politikası, sağlık hizmetleri, yiyecek, temizlik malzemeleri sağlanmaması gibi temel hakların kısıtlandığı uygulamalar, Filistinli tutukluların insan haklarının ihlal edildiğini açıkça gözler önüne seriyor. Gazze'deki tutuklular üzerinde zorla kaybetme politikaları, uluslararası yasaların ve Cenevre Sözleşmeleri'nin ihlal edildiğini ortaya koymakta. Bu durum, Filistinli tutukluların yaşam koşullarını ve insanlık onurunu tehdit eden önemli bir mesele olarak öne çıkıyor.