İsrail'in BM Kararlarını İhlal Etmesi: Artan Bir Sorun
Filistin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına uyma yerine sürekli olarak ihlal ettiğini ve bu durumun giderek arttığını belirtti. Yaşanan çatışmaların özellikle Gazze Şeridi’nde durmadığını ifade eden Mansur, bu bölgedeki insani kriz konusunda acil çağrılarda bulundu.
Uluslararası Adalet ve İnsani Yardım Krizi
Mansur, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) yapılan oturumda, Filistin meselesinin yanı sıra Orta Doğu'daki mevcut duruma dair önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA)’nın insani yardım çalışmalarının önemi üzerinde duran Mansur, İsrail’in bu çalışmaları sürekli olarak engellediğini vurguladı.
İsrail’in Engellemeleri ve Insani Durum
İsrail’in, Filistin halkının hayat kurtarıcı yardımlara erişimini engelleme çabalarının sürdüğüne dikkat çeken Mansur, bunun BM kararlarını ve uluslararası hukuku ihlal etme konusunda İsrail’in ısrarını ortaya koyduğunu belirtti. 11 Aralık’ta işgal altındaki Doğu Kudüs’teki UNRWA yerleşkesine yapılan baskın, BM bayrağının indirilip yerine İsrail bayrağının dikilmesi, bu ihlalin somut bir örneği olarak Mansur’un açıklamalarında yer aldı.
Filistinli Kurbanlar ve Yaşanan İnsani Felaket
Mansur, İsrail’in yürüttüğü operasyonlar sırasında 70 binden fazla Filistinlinin öldüğünü, yüz binlercesinin yaralandığını aktardı. 10 Ekim tarihinden sonra İsrail’in ateş etmeyi sürdürdüğünü ve bu süreçte çocuklar da dâhil olmak üzere yaklaşık 400 Filistinliyi öldürdüğünü kaydetti. Gazze’ye insani yardım girişlerine yönelik kısıtlamaların devam ettiğini ve yerinden edilme mağdurlarının kış soğuğunda ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
İnsan Hakları İhlalleri ve Uluslararası Tepkiler
Mansur, ABD yönetiminin ateşkes anlaşmasının uygulanması ve İsrailli esirlerin serbest bırakılması konusundaki ilgisini memnuniyetle karşıladı. Ancak, İsrail hapishanelerindeki “binlerce Filistinli esirin” de serbest bırakılması çağrısında bulundu. Bu kapsamda, Filistinli tutukluların yaşadığı “korkunç ve insanlık dışı gözaltı koşullarına” dikkat çekti. Son iki yılda İsrail hapishanelerinde işkence, kötü muamele ve tıbbi ihmal yüzünden yaklaşık 100 Filistinlinin hayatını kaybettiği bilgisiyle, konuya dair uluslararası toplumun da harekete geçmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kayıp Cenazelerin Durumu ve İnsanlık Krizi
Mansur, İsrail’in elinde tuttuğu Filistinlilere ait cenazelerin serbest bırakılması, enkaz altında kalan binlerce kişinin cenazelerinin çıkarılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması ve kayıpların akıbetinin belirlenmesi yönünde de çağrıda bulundu. Gazze’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ve Filistin devleti için ayrılmaz bir parça olduğunu yineleyen Mansur, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi’nin tek bir toprak birimi oluşturduğunu vurguladı.
Filistin Yönetimi ve Sorumluluklar
Filistin Ulusal Yönetimi’nin Gazze Şeridi de dâhil olmak üzere Filistin topraklarının tüm bileşenleriyle ilgili sorumluluklarını yerine getirmeye hazır olduğunu ifade eden Mansur, BMGK’nın da teyit ettiği üzere, İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen ve gecikmeksizin çekilmesinin gerektiğini vurguladı. Bu durumun, bölgedeki istikrarı sağlamak amacıyla herhangi bir uluslararası gücün başarısı için elzem olduğunu kaydetti.
Uluslararası Hukuk ve İşgal Politikaları
Mansur, Uluslararası Adalet Divanı’nın danışma görüşünde belirtildiği gibi, İsrail’in işgal altındaki topraklardaki varlığını pekiştirmek yerine, buradaki varlığına son vermesi gerektiğini dile getirerek, bu yasadışı işgal ve ‘apartheid’ rejiminin sona ermesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda, İsrail’in Batı Şeria’daki şiddetinde ve Filistinli toplulukların sindirilmesinde eşi benzeri görülmemiş bir artış olduğunu vurguladı. Bu durumun İsrail’in yürüttüğü devam eden yerinden etme politikası bağlamında anlaşılması gerektiğinin altını çizdi.