İstanbul Ormanları: Hava ve Kara Gücüyle Korunmanın Önemi
İstanbul, tarihi ve doğal güzellikleri ile dünya çapında ün kazanmış bir metropol olarak öne çıkmaktadır. Ancak, şehrin görünmeyen can damarları olan ormanlık alanlar, doğanın dengesini sağlaması açısından son derece önemlidir. İstanbul Orman Bölge Müdürü Zafer Derince'nin açıklamalarına göre, İstanbul'un yüzölçümünün %44'ünü kapsayan 240 bin hektar ormanlık alan, düzenli ve sıkı koruma çalışmalarına tabi tutulmaktadır. Bu noktada, hem kara hem de hava gücünün etkin bir biçimde kullanılmasıyla ormanların korunması, şehir ve kent sakinleri açısından hayati bir sorumluluk haline gelmiştir.
Ormanların Önemi ve Korunma Gerekliliği
Ormanlar, yalnızca doğal zenginlikler değil, ekosistem dengesi açısından da kritik öneme sahiptir. Karbon dioksit emerek hava kalitesinin korunmasına katkıda bulunurlar. Diğer yandan, su döngüsünün düzenlenmesine, toprak erozyonunun önlenmesine ve biyoçeşitliliğin korunmasına da yardımcı olmaktadırlar. İlerleyen yıllarda iklim değişikliği ile mücadelede rol oynayacak unsurlar arasında yer alacak olan İstanbul ormanlarının korunması, şehir genelinde hem yeşil alanların oluşturulmasına hem de hava kalitesinin artırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Uzmanlar, İstanbul ormanlarının ihmal edilmesi durumunda, hava kalitesinin süratle düşeceğine ve beraberinde sağlık sorunlarının çoğalacağına dikkat çekmektedir.
Mobil Ekiplerin Rolü
İstanbul'daki ormanlık alanların korunması için 51 orman koruma ekibi görev yapmaktadır. Bu ekipler, 7/24 esası ile hareket etmektedir. Araçlarıyla sürekli mobil durumda olan ekipler, orman yangınlarına hızlı müdahaleler gerçekleştirmekte, illegal ağaç kesimlerini engellemekte ve ormanların genel güvenliğini sağlamak için devriye gezmektedirler. Avrupa Ormancılık Federasyonu tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, etkin mobil ekip çalışmalarının orman yangınlarını %70 oranında azalttığını göstermektedir. Bu durum, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nün bana göre proaktif yaklaşımının ne denli önemli olduğunu da kanıtlamaktadır.
Hava Güvenliği: Otağ Uçağı
Havadan koruma çalışmaları da orman güvenliğinde önemli bir rol oynamaktadır. Orman Genel Müdürlüğü tarafından kullanılan "Otağ" isimli uçak, geniş alanları izleme kapasitesine sahip olduğundan, orman yangınları gibi acil durumların tespitinde oldukça etkili bir araçtır. Uçaklarla yapılan gözlemler, olası yangınların erken aşamada müdahale edilmesine olanak tanımakta ve bu sayede büyük felaketlerin engellenmesini sağlamaktadır. Bu model, uluslararası uzmanlar tarafından sıkça övülmekte ve başarı hikayeleri ile desteklenmektedir.
Geçmişteki Örnekler ve Alınan Dersler
Geçmişteki büyük orman yangınları, ekosistem üzerindeki yıkıcı etkileri sebebiyle tüm dünyada ders alınması gereken olaylar olarak tarih sahnesinde yer almaktadır. Örneğin, 2015 yılında yapılan araştırmalar, Türkiye'nin güney bölgelerinde yaşanan geniş çaplı yangınların, etkin bir önlem alınmaması durumunda ormanların %30'unun yok olmasına sebep olabileceğini ortaya koymuştur. İstanbul ormanlarını koruma sisteminin bu denli dinamik ve dikkatli oluşturulması, geçmişte yaşanan bu tür acı tecrübelerden önemli dersler alındığını göstermektedir.
Gelecek Öngörüleri ve Öneriler
İstanbul ormanlarının korunması için mevcut sistemlerin güçlendirilmesi, ağaçlandırma projelerinin artması ve kamu bilincinin artırılması hayati önem taşımaktadır. Uzmanlar, özellikle genç neslin ormanların korunmasında aktif bir rol almasının gerektiğini vurgulamaktadır. Orman yürüyüşleri, etkinlikler ve eğitim programları ile çocukların ve gençlerin doğayla olan bağlarının güçlendirilmesi, gelecekte orman kaybını önlemek açısından kritik bir yer tutacaktır. Bu bağlamda, Derince’nin de belirttiği gibi, eğitimlerin son derece etkili olduğu gözlemlenmiştir; halkın bilinçlendirilmesi, bu tür projelerin başarısı için büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
İstanbul’un yeşil alanlarının korunması yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin sağlıklı bir ortamda yaşayabilmesi adına hayati öneme sahiptir. Hava ve karada sürdürülen bu başarılı koruma faaliyetleri, toplumun bilinçlendirilmesi ve biyoçeşitliliğin korunması açısından yapı taşlarını oluşturmaktadır. İstanbul ormanlarının geleceği, şehri yönetenlerin ve vatandaşların bu konuya gösterecekleri hassasiyete bağlıdır. Bu bağlamda, İstanbul Orman Bölge Müdürü Zafer Derince'nin vurguladığı gibi; “Ormanlar, İstanbul’un can damarlarıdır.” Bu anlayışla, ormanların korunmasına yönelik verilen mücadeleler, hem doğanın hem de insan sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.