Bolu'nun gözde kış turizmi merkezlerinden Kartalkaya'da geçtiğimiz yıl yaşanan otel yangınında, eşi Kübra ve henüz 9 yaşındaki kızı Alya'yı trajik bir şekilde kaybeden Hilmi Altın'ın acısı, aradan bir yıl geçmesine rağmen ilk günkü tazeliğini koruyor. Bu yürek burkan olay, sadece Altın ailesini değil, tüm Türkiye'yi derinden sarsmıştı.
Kartalkaya'da Yürek Burkan Facia
Geçen yıl, kış sezonunun en yoğun yaşandığı günlerde Kartalkaya'daki lüks bir otelde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek tesisi enkaza çevirmişti. Ne yazık ki bu felaket, Hilmi Altın'ın hayat arkadaşı Kübra Altın ve küçük kızı Alya Altın'ı hayattan koparmıştı. Olay yerindeki kurtarma ekiplerinin tüm çabalarına rağmen yaşanan kayıplar, yangın güvenliği konusundaki tartışmaları bir kez daha alevlendirmişti.
Bir Yıl Sonra Hâlâ Taptaze Acı
Hilmi Altın, ailesini kaybettiği o kabus dolu gecenin ardından geçen 365 günü, eşi ve kızının anılarıyla yaşamaya devam ediyor. Yakın çevresinden edinilen bilgilere göre, Altın'ın yaşadığı derin boşluk ve acı, zamanın yıpratamadığı bir yara olarak yüreğinde taşınıyor. Kaybettiği sevdiklerinin fotoğraflarını bir an olsun yanından ayırmadığı belirtilen Altın, olayın hukuki sürecini de yakından takip ediyor.
- Acılarını paylaşmaktan çekinmiyor.
- Eşi ve kızının fotoğraflarını hep yanında taşıyor.
- Adaletin tecelli etmesi için süreci takip ediyor.
Yangın Güvenliği Tedbirleri Yeniden Gündemde
Kartalkaya'daki facia, otel ve konaklama tesislerindeki yangın güvenliği standartlarını bir kez daha tartışmaya açmıştı. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması adına, periyodik denetimlerin artırılması, acil çıkış planlarının eksiksiz uygulanması ve personelin yangına müdahale eğitimlerinin güncel tutulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Yangın güvenliği uzmanları, özellikle kış turizmi destinasyonlarında bulunan otellerde, mevsimsel yoğunluğun getirdiği risklere karşı daha dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.
Hilmi Altın'ın yaşadığı bu derin acı, Türkiye'nin yangın güvenliği konusunda alması gereken mesafeyi ve insan hayatının değerini bir kez daha hatırlatıyor.