Kawasaki'nin İhale Katılımı Askıya Alındı
Japonya Savunma Bakanlığı, denizaltı motor testlerinde sahtecilik iddiaları nedeniyle Kawasaki Heavy Industries Ltd.'nin ihalelere katılımını 2.5 ay süreyle askıya aldı. Bu durum, Japonya'nın ulusal güvenlik projeleri için ciddi bir tehdit oluştururken, Kawasaki için de büyük bir kayıp anlamına geliyor. 1988'den 2021'e kadar uzanan dönemde gerçekleştirilen performans testlerinde, yakıt verimliliği verilerinin tahrif edildiği ortaya çıktı.
Büyük Denizaltı Filosu ve Ek Skandallar
Kawasaki Heavy tarafından üretilen motorlarla donatılmış Japon Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (MSDF), toplam 25 denizaltıyı işleterek önemli bir deniz gücü sağlıyor. Ancak, denizaltı motorlarındaki sahtekarlığın yanı sıra, MSDF'ye bağlı 11 personelin görevleriyle ilgisi olmayan eşyalar satın alması da dikkat çekici bir başka skandal olarak öne çıktı. Kyodo News'e göre, bu personel, toplam değeri yaklaşık 1.16 milyon yen (yaklaşık 7,400 dolar) olan oyun konsolları, golf çantaları ve saatler gibi ürünler edindi. İddialara göre, bu alımlar bakım-onarım anlaşmaları kapsamında gizli fonlar aracılığıyla gerçekleştirildi.
Sahtecilik İddialarının Karanlık Yüzü
Kawasaki, Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan raporlara göre, 1988 ile 2021 yılları arasında denizaltı motorlarının yakıt verimliliği test verilerini tahrif ettiğini kabul etti. Bu durumun en az 40 yıl öncesine dayandığı belirtilirken, denizaltı bakım ve onarım sözleşmeleriyle ilgili usulsüzlüklerin toplam değerinin yaklaşık 1.7 milyar yen (11 milyon dolar) olduğu ifade edildi. Bu miktarın yaklaşık 600 milyon yenlik kısmının gizli fonlar aracılığıyla kişisel alımlarda kullanıldığı tespit edildi.
Kamu Güveni Tehdit Altında: Neler Oluyor?
Japonya Savunma Bakanlığı, Kawasaki Heavy Industries'e ağır kınama cezaları uygularken, tahsil edilen fazla tutarın geri ödenmesini talep etti. Japonya Savunma Bakanı Gen Nakatani, bu olayın kamuoyunun devlete ve savunma kurumlarına olan güvenini ciddi biçimde zedelediğini vurguladı. Bu gelişmeler, Japon savunma sanayisinde şeffaflık ve kamu kaynaklarının denetimi konularını yeniden tartışmaya açarken, gelecekte güven kaybı ve tedarik zincirinde aksamalar yaşanacağı yönünde endişeler artırıyor. Ayrıca, Mitsubishi Heavy Industries hakkında yürütülen benzer soruşturmalar, sorunun münferit değil, yapısal bir sorun olduğunu gösteriyor.