İçeriğe Atla

Köy Okullarına Gönüllü Güzellik

Köy Okullarına Gönüllü Güzellik 📰 Gündem
AI destekli
... 3 dk Kaynak

Köy Okullarına Gönüllü Güzellik

Türkiye’nin kırsal bölgelerinde eğitim, yalnızca ders anlatımından ibaret değildir. Bu anlayışın en güzel örnekleri, eğitim hayatlarında fedakarlık yapan öğretmenler sayesinde ortaya çıkıyor. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 6 yıl süresince görev yapan öğretmen Mehmet Ozan Poyraz ile ana sınıfı öğretmeni Seda Devecioğlu, Kayseri’nin Develi ilçesine bağlı Kulpak Köyü’nde çocukların eğitimine katkı sağlamaya devam ediyor. Her gün ortalama 150 kilometre mesafe kat eden bu iki eğitimci, sadece öğretmenlik yapmakla kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin hayatlarına pozitif etkiler bırakma hedefiyle hareket ediyor.

Köy Öğretmenliği ve Çocukların Eğitimi

Mehmet Ozan Poyraz, köy okullarında öğretmenlik yapmayı "bu mesleğin en güzel duygularını yaşama fırsatı" olarak tanımlıyor. Öğrencilerin hayatına doğrudan dokunabilmenin getirdiği sorumluluk duygusunu ifade ederken, "Farklı yaş gruplarının aynı sınıfta bulunması çocuklar arasında güçlü bir dayanışma yaratıyor" diyor. Bu durum, köy okullarında eğitim alan öğrencilerin birbirlerinden öğrenmelerini pekiştiriyor. Üçüncü sınıf öğrencileri dördüncü sınıflara konuyu anlatırken, dördüncü sınıf öğrencileri birinci sınıflara okuma çalışması yaptırabiliyor. Böylece, çocuklar birbirlerine öğretim yaparak öğreniyorlar ve bu süreçte sadece akademik bilgiyi değil, aynı zamanda sabrı, sorumluluğu ve yardımlaşmayı da öğreniyorlar.

Gönüllü Eğitimcilerin Sorumlulukları

Poyraz, köy öğretmenlerinin görev tanımının çok daha ötesine geçtiğini ifade ediyor. Birçok köy okulunda öğretmenlerin "müdür yetkili" olduğunu belirtiyor ve "Burada geldiğinde her şey sensin, okula sen bakacaksın" diyerek bu yükün ağırlığını dile getiriyor. Devletin sağladığı ödenek ve yardımların, bu süreçte işlerini kolaylaştırdığını belirten Poyraz, günde 75 kilometre gibi bir mesafe kat ederek, bu mesleğin fedakarlık gerektirdiğini, ancak sevgiyle yapıldığında kendisine yük olmadığını ifade ediyor.

Ana Sınıfı Öğretmeni ile Öğrenciler Arasındaki Bağ

Kulpak Köyü'nde görev yapan ana sınıfı öğretmeni Seda Devecioğlu ise, çocuklarına yaklaşımında kendi çocuğunu gördüğünü ifade ediyor. 7 öğrencisinin bulunduğunu belirten Devecioğlu, “Gözlerindeki temizlik, saflık, iyi niyet… Gerçekten müthiş bir duygu” sözleriyle çocuklara duyduğu sevgiyi dile getiriyor. Köy okullarında öğrencilerin öğretmene olan bağlılığının büyük şehirlere kıyasla daha yüksek olduğunu gözlemliyor. Bu bağ sayesinde tüm zorlukların kendileri için bir anda kaybolduğunu belirten Devecioğlu, köy yaşamının öğretmenler için de iyileştirici bir yönü olduğunu vurguluyor. "İnanın buranın havası, sakinliği bana daha iyi geliyor" diyerek şehir kalabalığının yorgunluk verdiğini ifadelerinde dile getiriyor.

Öğretmenler Günü ve Manevi Değerler

Köy okullarında Öğretmenler Günü’nün diğer yerlerden farklı bir anlam taşıdığını belirten Devecioğlu, pahalı hediyeler yerine samimiyetin, içtenliğin ağır bastığını belirtiyor. “O kadar samimi, içten, emekle getirilmiş şeyler var ki,” diyerek yiyecekler, yoğurt ve kahvaltı hazırlıkları gibi hediyelerden bahsediyor. Bu özel gün, köyde “bir okuldan çok bir ailenin içinde” kutlanıyor. Devecioğlu, köy halkının öğretmenlere gösterdiği ilginin manevi değerinin anlatılamayacağını ifade ederken, Poyraz da öğretmenliğin büyük bir vicdani sorumluluk gerektirdiğine dikkat çekiyor. "Bu sorumluluk içinde hareket eden tüm öğretmen arkadaşlarımın Öğretmenler Günü’nü kutlarım" diyor.

Gelecek Üzerine Düşünceler

Devecioğlu, öğretmenliğin etkisinin sadece okulda değil, çocukların geleceğinde de hissedildiğini vurguluyor. “Çocukların hayatına dokunmak hepimiz için ayrı ayrı kıymetli” şeklindeki ifadesi, köy okullarında verilen eğitimin uzun vadede toplum üzerinde yaratacağı pozitif değişimin de bir yansıması. Eğitimde geçirilen zaman sadece akademik başarı değil, çocukların sosyal ve duygusal gelişimi açısından da büyük önem arz ediyor. Öğretmenlerin bu denli özveriyle çalışması, geleceğimizin teminatı olan çocuklar üzerinde derin bir etki bırakıyor. Daha fazla öğretmenin köy okullarına katılması ve eğitim kalitesinin artırılması, çocukların gelecekteki sosyal entegrasyonunu ve ekonomik gelişimini olumlu yönde etkileyecek bir etmen olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki köy okullarında benzer hikayeler, hayata dokunan öğretmenlerin özverileri ile şekilleniyor ve bu da ülkemizin geleceği için büyük bir umut kaynağı oluşturuyor.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda