İçeriğe Atla

Neşet Ertaş'nın Eğitimsel Değeri

Neşet Ertaş'nın Eğitimsel Değeri 📰 Gündem
AI destekli
... 3 dk Kaynak

Neşet Ertaş'ın Eğitimsel Değeri ve Etkisi

1938 yılında Kırşehir’de dünyaya gelen halk ozanı Neşet Ertaş, 2012 yılında İzmir’de hayata veda etmesine rağmen, bıraktığı eserlerle Türk halk müziğinin en önemli temsilcilerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor. 74 yıllık yaşamı boyunca yüzlerce türkü ve onlarca albüm kaydetmiştir. Ertaş’ın eserleri, sadece müzikal bir hazineden öte, toplumsal değerlerin aktarımında büyük bir işlevselliğe sahiptir. Bu da onu yalnızca bir sanatçı olarak değil, aynı zamanda derin bir düşünce yapısına sahip bir halk filozofu olarak ön plana çıkarmaktadır.

Türkülerinde Değerler Eğitimi

Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Zeki Güven’in yaptığı araştırma, Neşet Ertaş’ın eserlerinde yer alan değerler eğitimi konusunu detaylı bir şekilde ortaya koymuştur. Bu araştırma, Ertaş’ın türküleri aracılığıyla değerler öğretimi yaptığını gösterirken, onun eserlerinde en çok üzerinde durduğu değerlerin başında ‘sevgi’ gelmektedir.

  • Sevgi: “Kerem gibi yansam aşk ateşinden/ Bülbülüm, ayrılmam gülün peşinden” dizelerinde olduğu gibi, sevgi birçok farklı şekilde ifade edilmektedir; sevgiliye, anne sevgisine kadar geniş bir yelpazede ele alınmaktadır.
  • Hoşgörü: Ertaş’ın eserlerinde hoşgörü de önem taşıyan bir tema olarak sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
  • Dürüstlük: Dürüstlük, onun müziğinde çok önemli bir yere sahiptir ve bu değer diğer sosyal ve ahlaki değerlerle harmanlanarak eserlerde kendine yer buluyor.

Saygı, sorumluluk, ulusal değerler, yardımlaşma, dayanışma ve barış gibi kavramlar da bu değerler arasında yer almaktadır. Ertaş, türkülerinde doğrudan insanlığa hitap ederken, aynı zamanda bireysel ve toplumsal bağlamda önemli mesajlar vermektedir.

Ertaş’ın Ahlaki ve İnsani Değerleri

Ertaş, “Ertaş, sazıyla konuşan bir filozoftur. Aslında kendisi de ‘Ben ne sanatkarım ne de sanatçıyım. Ben halkım’ der.” ifadesi, onun özünü anlamak açısından kritik bir açıklamadır. Eserlerinde yoğun bir alçakgönüllülük hakimdir. “Kendim ettim, kendim buldum” sözü onun bu yaklaşımını bir kez daha vurgulamaktadır. Zor bir yaşama sahip olmasına rağmen, eserlerinde ‘isyan’ değil, sabır ve tevekkül öne çıkmaktadır.

Doç. Dr. Güven, Ertaş’ın türküleriyle Anadolu insanının kaderine razı halini dile getirdiğini ifade ederken, “Hep sen mi ağladın, hep sen mi yandın?/ Ben de gülemedim; yalan dünyada” dizelerini örnek gösteriyor. Bu sözlerle, halkının acı ve sevinçleri arasında nasıl bir köprü kurduğunu göstermektedir.

Çok Katmanlı Bir Sanatçı

Neşet Ertaş, sadece bir saz sanatçısı ya da halk ozanı değildir. O, edebi derinliği, kültürel taşıyıcılığı ve felsefi duruşuyla çok katmanlı bir kişiliğe sahiptir. “Aşkınan koşan yorulmaz” ve “Boş durmak günahtır, çalışmak sevap/ Çalış ne duruyon, sen de bir şey yap” gibi sözleriyle çalışkanlığı ve üretkenliği teşvik eder. Türkülerinde, babası Muharrem Ertaş’tan miras bir gelenekle alın teriyle kazanmanın değerini vurgular. Bu açıdan, Ertaş’ın eserleri sadece sanatsal bir içerik taşımakla kalmaz, aynı zamanda bireyleri motive eden bir güç halini alır.

Ertaş’ın Edebiyata Katkıları

Neşet Ertaş’ın eserleri, aynı zamanda edebiyata yaptığı katkılarla da dikkat çekmektedir. Eserlerinde hece geleneğini yaşatmış, redif ve kafiyeyi ustaca kullanmıştır. Dilde sadeliği ön planda tutarak, halkın anlayabileceği bir üslup geliştirmiştir. Bu bağlamda, değerlerin aktarımı ile edebiyatın toplumsal rehberlik için kullanılmasının önemi bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır.

Ertaş, bireysel mesajlar vermenin yanı sıra, toplum adına da önemli mesajlar iletmiştir. Sözlü ‘Abdal’ kültürünün yaşatılması ve geleceğe aktarılması konusunda yaptığı katkılar, onun bu alandaki önemini artırmaktadır. Eserlerinde yer alan yaşanmışlık etkisi ve yapaylıktan uzak durması, onu toplum nezdinde daha güvenilir bir hale getirmiştir.

Çağları Aşacak Bir Anlayış

Doç. Dr. Ahmet Zeki Güven, Neşet Ertaş’ın sazıyla ve eserleriyle çağları aşacağını vurgulamakta ve halk şiiri geleneğinin çağdaş bir temsilcisi olarak gelecekte de aynı önemi koruyacağını belirtmektedir. “Onu mutlaka edebi ve felsefi yönleriyle de ayrı kategorilerde değerlendirmeliyiz” sözleri, onun sanatının çok boyutlu yapısına dikkat çekmektedir. Bu nedenle, Neşet Ertaş sadece bir müzik icracısı değil, aynı zamanda derin bir düşünce yapısına sahip bir kültür elçisidir. Eserleri, hem müzikal bir zenginlik sunmakta hem de toplumsal değerlerin aktarımında güçlü bir aracılık rolü oynamaktadır.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda