Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Türkiye'nin küresel ölçekte artan etkisine dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Mirziyoyev, Türkiye'nin "kelimenin tam anlamıyla dünyanın yeni jeopolitik güç merkezlerinden biri haline geldiğini" ifade etti.
Bu önemli tespit, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası arenada son yıllarda sergilediği aktif dış politikanın ve stratejik adımların uluslararası alandaki yansımasını gözler önüne serdi.
Küresel Arenada Yükselen Rol
Mirziyoyev'in Türkiye'ye yönelik bu güçlü değerlendirmesi, Ankara'nın sadece yakın coğrafyasında değil, daha geniş bir bölgede üstlendiği rolün uluslararası bir teyidi niteliğinde. Diplomatik gözlemciler, Türkiye'nin son dönemde savunma sanayii alanındaki atılımları ve enerji koridorlarındaki kritik konumuyla farklı jeopolitik eksenlerdeki öneminin arttığını belirtiyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Türkiye'nin Ortadoğu'dan Kafkaslar'a, Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş bir yelpazede yürüttüğü dengeli ve çok boyutlu diplomasinin, bu tür tescillerde büyük payı olduğunu vurguluyor. Ankara'nın arabuluculuk çabaları ve insani yardımlarıyla da küresel vicdanda önemli bir yer edindiği ifade ediliyor.
Bölgesel İşbirlikleri ve Ortak Vizyon
Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler de son yıllarda stratejik bir ivme kazandı. İki ülke, ekonomi, ticaret, kültür ve güvenlik gibi birçok alanda işbirliklerini derinleştiriyor. Mirziyoyev'in sözleri, sadece bir övgü değil, aynı zamanda ortak bölgesel vizyonların ve karşılıklı güvenin bir göstergesi olarak da okunuyor.
Bu bağlamda, bölgesel analistler, iki ülkenin Orta Asya'dan Akdeniz'e uzanan kuşakta barış ve istikrara yönelik ortak adımlar atma potansiyelinin giderek arttığını belirtiyor. Liderlerin sık sık bir araya gelerek stratejik danışmalarda bulunması, bu işbirliğinin somut bir işareti olarak öne çıkıyor.