İstanbul'un dinamik hava trafiğinin önemli merkezlerinden Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ndan seyahat edecek yolcular için kritik bir duyuru yapıldı. Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmelerini esas alarak ve sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı bir açıklamayla, yarın İstanbul genelinde beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle önemli bir karar aldığını duyurdu. Bu karar kapsamında, gün boyunca havalimanından icra edilecek uçuş operasyonlarının yüzde 10 oranında kapasite azaltımına gidileceği belirtildi. Bu durum, özellikle yarın hava yoluyla seyahat etmeyi planlayan binlerce yolcuyu doğrudan etkileyecek.
Yapılan açıklamada, hava koşullarının uçuş güvenliğini olumsuz etkileyebileceği öngörülerek, hem yolcu ve uçuş güvenliğini sağlamak hem de operasyonel aksaklıkların önüne geçilmesi hedeflendiği vurgulandı. Bu kapasite azaltımının, Sabiha Gökçen'in günlük yoğun uçuş trafiğinin önemli bir bölümünü kapsadığı ve birçok iç ve dış hat rotasında değişikliklere neden olabileceği tahmin ediliyor.
Pistlerdeki Kış Mesaisi: Neden Yüzde 10 Azaltım?
Havacılık otoriteleri ve havayolu şirketleri, bu tür kararların yolcuların güvenliği ve operasyonel verimlilik açısından zorunlu olduğunu belirtiyor. Kötü hava koşulları, özellikle yoğun kalkış ve iniş trafiğinde, rötarlara, ekipman arızalarına ve zincirleme aksaklıklara yol açabiliyor. Yüzde 10'luk azaltım, havalimanının kapasitesini bir miktar düşürerek, kalan uçuşların daha düzenli ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanımayı amaçlıyor. Bu önleyici tedbir, olası bir kar fırtınası, şiddetli rüzgar veya buzlanma gibi durumlarda çok daha büyük ölçekli iptallerin önüne geçmek için kritik bir adım olarak görülüyor.
Geçmişten Dersler: Sabiha Gökçen'in Hava Koşulları Mücadelesi
Sabiha Gökçen Havalimanı, geçmişte de benzer olumsuz hava koşullarıyla mücadele etmek zorunda kalmıştı. Özellikle Ocak 2022'de İstanbul'u etkisi altına alan yoğun kar yağışı, hem Sabiha Gökçen'de hem de diğer havalimanlarında ciddi operasyonel aksaklıklara neden olmuş, günlerce süren uçuş iptalleri ve rötarlar binlerce yolcunun mağduriyetine yol açmıştı. O dönemde, birçok yolcu havalimanında mahsur kalmış, uçuş operasyonları uzun süre sekteye uğramıştı. Benzer şekilde, Şubat 2023'teki sis ve buzlanma da kısa süreli ancak etkili iptallere yol açmıştı. HEAŞ'ın bu erken uyarı ve kapasite azaltım kararı, geçmiş tecrübelerden ders çıkarılarak, olası kaosun önüne geçme ve yolcu memnuniyetini ön planda tutma çabasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Binlerce Yolcuya Kritik Uyarı: Son Durum Nasıl Takip Edilecek?
Havayolu şirketleri, bu durumun operasyonel aksaklıkları minimize etmek adına alındığını belirtirken, uzmanlar ve havalimanı yetkilileri ise yolcuların mağduriyet yaşamaması için son dakika kontrollerini yapmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Tahminlere göre, yüzlerce hatta binlerce yolcunun seyahat planlarının etkileneceği bu gelişme sonrası, havayolu firmalarının yolcularla iletişime geçmeye başladığı öğrenildi. HEAŞ tarafından yapılan duyuruda da açıkça belirtildiği üzere, yarın Sabiha Gökçen'den uçacak tüm yolcuların, seyahatlerinden önce ilgili havayolunun resmi internet siteleri veya çağrı merkezleri üzerinden uçuşlarının güncel durumunu takip etmeleri önemle rica olunuyor. Olası rötarlar ve iptaller için alternatif çözüm arayışlarına erken başlanması, yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirmede büyük rol oynayacak.
Havacılık Sektörü İçin Zorlu Denklemler
Bu tür kapasite kısıtlamaları, kısa vadede havayolu şirketleri için ek maliyetler ve operasyonel zorluklar anlamına gelse de, uzun vadede yolcu güvenliği ve operasyonel itibar açısından kritik önem taşımaktadır. İptal edilen her uçuş, havayolu şirketleri için bilet iadeleri, otel konaklamaları ve ek personel mesaisi gibi yükler yaratırken, havalimanları için de gelir kaybı anlamına gelebilir. Ancak, önleyici tedbirler alınmadığında ortaya çıkabilecek çok daha büyük krizler ve yolcu memnuniyetsizliği, sektörün tamamına olan güveni sarsabilir. Bu durum, Türkiye'nin havacılık sektörünün, değişen iklim koşullarına ve operasyonel zorluklara karşı ne kadar dirençli olması gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Gelecekte, benzer hava olayları karşısında daha esnek ve hızlı karar alma mekanizmalarının geliştirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği için anahtar rol oynayacaktır.