Sayısal Telsiz Sistemi ile Güvenlik Zırhı
Afet durumları, Türkiye'nin coğrafi konumu ve iklimsel zorlukları nedeniyle sıkça karşı karşıya kalınan bir gerçektir. Hem yer altı kaynaklarının dinamizmi hem de iklim değişikliğinin etkileri, deprem, heyelan, sel ve orman yangınları gibi çeşitli tehlikeleri beraberinde getirmektedir. Bu tehditler karşısında, Türkiye’nin güvenliğini sağlamak ve olası afetlerde kayıpları minimize etmek amacıyla hazırlanan 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, kapsamlı bir Frasal Yönetim (AFET) stratejisi içermektedir.
Sayısal Telsiz Sistemi'nin Öne Çıkan Özellikleri
Bu programda yer alan önemli projelerden biri, Sayısal Telsiz Sistemi'dir. Afet durumlarında kurumlar arasında kesintisiz iletişim sağlamak amacıyla geliştirilmiş olan bu sistem, yıl sonunda 60 ilde devreye alınacak ve 81 ile yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bu sayede, acil durum ve afetlerde hızlı ve etkin bir müdahale için gerekli iletişim altyapısı oluşturulacaktır.
Afet Yönetiminde Elektronik Dönüşüm
Program dahilinde yapılan bir diğer önemli çalışma, Afet Yönetimi Karar Destek Sistemi (AYDES)’dir. 95 ana modül ve 456 alt modül ile geliştirilmiş olan bu sistem, afet ve acil durumlara ilişkin süreçlerin elektronik ortamda takibini sağlamaktadır. Böylece, olay anında ya da öncesinde alınacak kararların kalitesi artırılmakta ve müdahale süreçleri daha sistematik bir hale getirilmektedir.
Afet Gözlem İstasyonları ve Kapasite Artışı
Türkiye’nin deprem gözlem istasyonu sayısının 1204’e ulaşmış olması, ülkenin Avrupa'nın en büyük deprem gözlem ağına sahip olmasını sağlamaktadır. Yıllık ortalama 25 bin deprem çözümleme kapasitesine erişen ülke, bu sayede daha etkili önlemler alarak olası afetlerin risk yönetimini üst düzeye çıkarmaktadır.
AFAD’ın Rolü ve Eğitim Faaliyetleri
Afetlere müdahale edecek ekiplerin standartlarını belirleyen AFAD Akreditasyon Sistemi kapsamında 414 ekip ve 13 bin 626 üyenin akredite edilmesi, bu alanda ciddi bir ilerleme sağlandığını göstermektedir. Ayrıca, AFAD gönüllülük sistemi ile sisteme dahil edilen 351 bin “zorunlu eğitimli gönüllüsü” ve 74 bin 554 “destek gönüllüsü”, afete müdahale sürecinin daha geniş kitleler tarafından desteklenmesini sağlamaktadır.
Koordinasyon ve Eğitim İhtiyacı
Afet risklerinin belirlenmesi ve azaltılması noktasında, programda kurumların uzmanlık alanlarının dikkate alınarak yetki ve sorumlulukların yeniden düzenleneceği belirtildi. Bu, bir yandan kurumsal koordinasyonu güçlendirecek, diğer yandan da afetlere müdahalede hızlı ve etkili bir yol haritası oluşturacaktır.
Uluslararası İş Birliği
Afet yönetimi alanında uluslararası işbirliklerinin artırılması hedeflenen program, teknik ve idari kapasitelerin güçlendirilmesi için, deprem yönetmelikleri ve afet yönetimi konusunda düzenli eğitimlerin verilmesini öngörmektedir. Bu sayede, Türkiye’nin afet yönetimi alanındaki yetkinliği artırılacak ve başka ülkelerle olan bilgi alışverişi ve işbirliği fırsatları değerlendirilecektir.
Yapay Zeka Destekli Altyapı
Afet sonrası hasar tespitinde İHA ve uydu görüntüsü gibi modern teknolojilerin kullanılımı öngörülmektedir. Hava fotoğrafları ile desteklenen bu yeni altyapı, yapay zeka ile entegre edilerek hızlı ve etkin değerlendirme imkanı sağlayacaktır. Bu yaklaşım, hızlı karar verme süreçleri için kritik bir katkı sağlamaktadır.
Ge未来teki Etkiler: Ekonomik ve Sosyal Boyutlar
Tüm bu yapılanmalar, Türkiye’nin genel güvenlik ve afet yönetimi anlayışında köklü değişiklikler sağlayacak. Eksiksiz bir iletişim altyapısının sağlanması, afet anında can ve mal kaybının önüne geçilmesine büyük katkıda bulunacak. Ayrıca, bu tür önlemler, vatandaşların güvenlik algısını da güçlendirecek ve toplumsal dayanıklılığı artıracaktır.
Sonuç olarak, sayısal telsiz sisteminin uygulamaya geçmesi ile Türkiye, hem bireysel güvenliği artıracak hem de yerel yönetimler arası iletişim ve işbirliğini güçlendirerek daha geniş bir afet yönetim stratejisi oluşturacaktır.