Türkiye, denizcilik savunma sanayisinde küresel arenada dikkat çekici bir konuma ulaştı. Antalya'da gerçekleştirilen bir basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Haluk Görgün'ün açıklamalarına göre, Türkiye aynı anda yaklaşık 50 askeri deniz platformunun yapımını sürdürerek bu alanda dünya liderliğini elinde tutuyor.
Devam eden bu projeler, Türk mühendisliğinin ve sanayisinin geldiği noktayı gözler önüne sererken, Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı için kritik kapasite artışını sağlıyor.
Küresel Deniz Gücünde Türkiye İmzası
Prof. Dr. Görgün, Türkiye'nin, dünya genelindeki diğer ülkelerle kıyaslandığında, aynı anda en fazla askeri deniz platformunu üretime bağlamış ülke olduğunu vurguladı. Bu durum, ülkenin denizlerdeki caydırıcılığını artırma ve stratejik bağımsızlığını pekiştirme yolunda attığı adımların büyüklüğünü gösteriyor.
Sektör temsilcileri, bu denli büyük ölçekli bir üretimin, Türkiye'nin savunma sanayii ekosisteminin olgunluğunu ve uluslararası alandaki rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirtiyor. Yerli ve milli imkanlarla yürütülen bu projeler, teknoloji transferi ve AR-GE yatırımları açısından da büyük önem taşıyor.
50 Platformun Stratejik Önemi
Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik birimleri için süren yaklaşık 50 askeri deniz platformunun üretimi, hem mevcut ihtiyaçların karşılanması hem de gelecekteki güvenlik tehditlerine karşı hazırlıklı olunması açısından stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Bu platformlar arasında fırkateynlerden korvetlere, devriye gemilerinden insansız deniz araçlarına kadar geniş bir yelpaze bulunması bekleniyor.
Güvenlik analistleri, bu kapasitenin sadece savunma değil, aynı zamanda uluslararası sulardaki Türkiye'nin çıkarlarını koruma ve bölgesel barışa katkıda bulunma potansiyeli taşıdığını ifade ediyor.