Yeşil Kart İncelemesine Giriş
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), ülkeye gelen göçmenlerin yeşil kart statülerini yeniden inceleme kararı aldı. Bu adım, ABD'nin göçmen politikalarının son dönemde yaşadığı değişim ve kısıtlamalarla yakından ilişkilidir. Özellikle; 26 Kasım 2023 tarihinde, Beyaz Saray’a yakın bir bölgede iki ulusal muhafız askere yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı sonrası, göçmenlik politikalarının sıkılaştırılması ihtiyacı doğmuştur.
Olayın Arka Planı
26 Kasım 2023'te yaşanan saldırıda, iki muhafızın vurulması olayına ilişkin, Washington Polis Departmanı ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yapılan açıklamalar dikkat çekici. Olayda şüphelinin yakalanması ve FBI Direktörü Kash Patel'in, saldırganın tek kişi olduğunu ve gözaltında olduğunu belirtmesi, güvenlik endişelerini artırmıştır. Bu tür olaylar, hükümetin göçmen politikalarını gözden geçirmesini ve sıkılaştırmasını gerektirmektedir.
Yeşil Kartın Yeniden İncelenmesi
USCIS Direktörü Joseph Edlow, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla, yasal daimi ikamet statüsü olan yeşil kartların “kapsamlı bir şekilde” yeniden inceleneceğini belirtmiştir. Edlow, "Amerikan halkı, önceki yönetiminin pervasız politikalarının bedelini ödemeyecektir." diyerek, yeni hükümet politikalarının daha güvenli bir ABD için gerekli olduğunu vurgulamıştır.
Hedef Ülkeler ve Zorunlu İnceleme
Başlatılan kapsamlı inceleme, belirli ülkelerden gelen göçmenleri hedef alıyor. Bu ülkeler arasında;
- Afganistan
- Myanmar
- Çad
- Kongo
- Ekvator Ginesi
- Eritre
- Haiti
- İran
- Libya
- Somali
- Sudan
- Yemen
- Burundi
- Küba
- Laos
- Sierra Leone
- Togo
- Türkmenistan
- Venezuela
Gelecek İhtimalleri ve Etkileri
ABD'de yaşanan bu gelişmeler, göçmen toplumu üzerinde derin etkiler yaratacaktır. Hükümetin aldığı bu karar, hem psikolojik hem de ekonomik açıdan göçmenlerin ABD'deki durumu üzerinde önemli sonuçlar doğurabilir. Yeşil kart başvurularının daraltılması, birçok göçmen için yeni bir belirsizlik dönemini işaret ederken, mevcut statüdeki kişilerin yeniden incelenmesi, ülkede yaşayan göçmenlerin geleceğini tehdit eden bir faktör haline gelecektir.
Ekonomik açıdan bakıldığında, ABD’nin göç politikalarındaki sertleşmenin, iş gücü piyasasında da etkisi gözlemlenebilir. Özellikle sağlık, tarım ve inşaat gibi sektörlerde, göçmen iş gücüne olan bağımlılık, bu tür politikaların yükselmesiyle daha da sorunlu hale gelebilir. Asıl sorun, bu tür kısıtlamaların, ülke ekonomisi için elzem olan iş gücü kaynağını tehdit etmesidir.
Sonuç
Aynı zamanda, Biden yönetimi altında başlatılan Reform paketlerinin de etkisi altında, ABD'nin göç politikalarının geleceği belirsizliğini koruyor. Yeşil kart incelemeleriyle birlikte, göçmenlerin haklarının savunulması, yine hukuksal tartışmaları da beraberinde getirebilir. ABD'nin uluslararası itibarının sürdürülebilirliği açısından, göçmen politikalarının sosyal adalete ve haklara saygılı bir şekilde uygulandığı algısının güçlendirilmesi kritik önem taşımaktadır.