İçeriğe Atla

Takıntılı Çocukların Sayısı Artıyor

Takıntılı Çocukların Sayısı Artıyor ❤️ Sağlık
AI destekli
... 3 dk Kaynak

Takıntılı Çocukların Sayısı Artıyor

Son yıllarda, okul çağındaki çocuklar arasında obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi takıntılı hastalıkların artışı dikkat çekici bir şekilde yükseliyor. Bu durum, aileler ve eğitimciler için yıkıcı etkiler yaratabilirken, çocukların yaşam kalitesini de olumsuz yönde etkiliyor.

OKB Nedir?

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), zihne istem dışı gelen düşüncelerin (obsesyon) kişinin psikolojik durumunu zorlaştırması ve bu kaygıyı azaltmak amacıyla tekrarlanan davranışlar (kompülsiyon) sergilemesi ile karakterize edilen bir ruhsal bozukluktur.

Belirtiler ve Davranışlar

OKB belirtileri, çoğu zaman çocukların günlük yaşamını derinlemesine etkileyebilen, ancak çoğu zaman ailesi tarafından göz ardı edilen davranışlarla kendini gösterir. Çocuklar, eşyalarını belirli bir düzende dizmek, ellerini defalarca yıkamak gibi davranışlar sergileyebilirler. Bu tür tutumlar, çocukların okuldaki başarılarından sosyal ilişkilerine kadar pek çok alanı etkileyebilir.

Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Bilge Çınar, bu durumun derinlemesine sosyal ve psikolojik etkileri olduğunu vurguluyor. Okul çağı çocukları için bu durumun tespiti kritik bir dönemde yapılmalıdır. Çünkü çocuklar, yaşadıkları kaygıları genellikle paylaşmaktan çekinmekte, “ayıplanırım” ya da “komik bulunurum” korkusuyla susmaktadırlar.

OKB'nin Psikolojik Temelleri

OKB’nin çocuklardaki belirtileri genellikle birçok aile tarafından erken dönemde fark edilmez. Yıllar geçtikçe, bu durum çocukların ruh sağlıklarını daha da kötüleştirip, kalıcı etkilere yol açabilir. Çocuk, zihninde tekrar eden düşünceleri bastırmak için sürekli aynı davranışları tekrarlamak zorunda kalır.

Örneğin, bir çocuk kapıyı kapatmayı bilse bile kendi zihninde oluşan kaygı nedeniyle kapıyı tekrar açıp kapatabilir veya yanındakine “Kapattım mı?” gibi sorular yöneltebilir. Bu tür yineleyici davranışlar, kişinin durumu hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen, kaygıyı azaltma ihtiyacıyla ortaya çıkar.

Çocuklar Neden OKB Riskine Girmektedir?

Uzmanlar, obsesif kompulsif bozukluğun ortaya çıkmasında genetik yatkınlıkların yanı sıra çevresel faktörlerin de önemli bir rol oynadığını belirtmektedir. Çocuklar, ailelerinden yavaş yavaş gözlemleyerek, benzer kaygı ve rahatsızlıkları tecrübe edebilirler. Ayrıca, ağır stres içeren yaşam olayları, bazı çocuklarda OKB'nin gelişimini tetikleyebilir.

Bilge Çınar, çocukların yaşamında travmatik deneyimlerin, stresli dönemlerin yanı sıra, olumsuz sosyal etkileşimlerin OKB üzerindeki etkisini vurgularken, ailelerin bu durumu fark etmesi gerektiğini kaydediyor:

  • Çocukların tekrar eden sayma davranışları
  • Elle yıkama takıntısı
  • Temizlik kaygısı
  • Bırakamadığı düşünceler

Bu tür durumlar gözlemlendiğinde, ailelerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması önerilmektedir.

OKB Tedavi Yöntemleri

OKB’nin tedavisinde hem ilaç hem de psikoterapi yöntemleri etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Uzmanlar, tedavi sürecinin en kritik unsurunun çocuğun çevresinden aldığı destek olduğunu vurguluyor. Ailelerin etiketsel yaklaşımları, çocukların yalnızlaşmasına ve içe kapanmasına neden olabilir. Bu nedenle tedavi sürecinin aksamaması, çocuk için hayati önem taşır.

Erken müdahale ve doğru destek ile çocuklar daha sağlıklı bir gelişim sürecine kavuşma fırsatı bulabilirler. Çınar, “Bu bir hastalık. Kişi bunları isteyerek, bilerek yapmaz. Aileler bu durumu kabullenip destek olmalı” diyerek önemli bir noktaya dikkat çekiyor.

Gelecekteki Etkiler

OKB’nin tedavi edilmediği durumlarda çocukların ruhsal problemleri derinleşebilir. Özellikle stresli dönemlerde semptomlar ağırlaşabilir. Sanayi ve teknoloji çağında büyüyen çocukların, sosyal medya ve diğer baskı kaynaklarıyla karşı karşıya kalması, durumu daha karmaşık bir hale getirebilir.

Toplum olarak, çocuklara karşı daha duyarlı ve destekleyici bir tutum sergilemek, gelecekte daha sağlıklı bir nesil yetiştirilmesine yardımcı olacaktır. Aileler, OKB belirtileri hakkında bilinçlenmeli ve gerektiğinde profesyonel destek almayı ihmal etmemelidir.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda