Antalya'da düzenlenen 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı, savunma sanayisinin geleceğine ışık tutan önemli açıklamalara sahne oldu. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, insansız deniz ve hava sistemlerindeki vizyonlarını aktarırken, "suyun altından dronlar çıkabilir" ifadesiyle dikkatleri üzerine çekti. Bu açıklama, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde geldiği noktayı ve geleceğe yönelik iddialı hedeflerini gözler önüne serdi.
Denizlerin ve Semaların Yeni Efendileri: Sürü Dronlar Yolda
Güleryüz'ün SavunmaSanayiST'ye verdiği demeçte paylaştığı bilgilere göre, STM özellikle insansız sistemler ve otonomi alanında yoğun çalışmalar yürütüyor. Şirketin odağında sadece havada değil, deniz altında da otonom kabiliyetlere sahip sistemler geliştirmek bulunuyor. Bu vizyon, geleneksel savaş anlayışının ötesine geçerek, geleceğin operasyonel ihtiyaçlarına yanıt verecek stratejiler belirlediğinin göstergesi.
Sürü konsepti, yani birden fazla insansız sistemin koordineli bir şekilde hareket etmesi, STM'nin üzerinde durduğu bir diğer kritik alan. Bu yaklaşım, keşiften taarruza kadar geniş bir yelpazede görev icra edebilen, daha esnek ve etkili platformların kapısını aralıyor. Sektör analistleri, sürü dron teknolojilerinin askeri operasyonlarda çarpan etkisi yaratacağını ve özellikle deniz kuvvetleri için stratejik avantaj sağlayacağını belirtiyor.
Otonomi ve İhracat Vurgusu
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, şirketin otonom sistemlerdeki yetkinliğini vurgulayarak, "Biz insansız sistemler konusunda, otonomi konusunda STM'de çok önemli çalışmalar yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu çalışmaların, hem yurt içi savunma ihtiyaçlarını karşılamada hem de ihracat pazarlarında Türkiye'nin rekabet gücünü artırmada kilit rol oynayacağı öngörülüyor.
Şirket, geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerini uluslararası arenada da başarıyla temsil etme hedefinde. İnsansız deniz araçları (İDA) ve insansız hava araçları (İHA) alanındaki bu atılımlar, sadece savunma sanayisi için değil, genel olarak teknoloji ihracatında da Türkiye'ye önemli bir ivme kazandırabilir. Uzmanlar, bu tür yenilikçi sistemlerin küresel pazarda büyük talep göreceğini ve Türkiye'nin bu alanda lider ülkelerden biri olma potansiyeli taşıdığını belirtiyor.