İçeriğe Atla

Türkiye Sağlık Araştırmalarında Neden İleriye Gidemiyor?

Türkiye Sağlık Araştırmalarında Neden İleriye Gidemiyor? ❤️ Sağlık
AI destekli
... 3 dk Kaynak

Sağlık alanındaki araştırmalar, Türkiye'nin bilgi birikimini ve akademik potansiyelini yansıtan önemli bir gösterge olmanın yanı sıra, toplumun genel sağlığı üzerinde de doğrudan etkisi olan bir alandır. Ancak, yapılan çalışmaların çoğunun uluslararası standartlarda kabul gören yüksek katma değerli ürünlere dönüşememesi, bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini gösteriyor. Bloomberg HT'ye konuşan Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Türkiye'deki sağlık araştırmalarının durumu ile ilgili çarpıcı tespitler yaptı.

Türkiye'deki Sağlık Araştırmalarının Durumu

Prof. Dr. Akçiğit, Türkiye’de sağlık alanındaki akademik araştırmaların toplam araştırmalardaki payının %50'den fazla olduğunu belirtiyor. Bu oran, Türkiye’nin sağlık alanındaki araştırma potansiyelini ortaya koysa da, ne yazık ki bu çalışmaların büyük bir kısmı, ilaç veya tıbbi cihaz gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüşemiyor. Bu durum, Türkiye'de sağlık araştırmalarının çoğunlukla akademik bir tartışma düzeyinde kalmasına, dolayısıyla pratikte kullanılabilir sonuçların elde edilmesine engel oluyor.

İlaç ve Tıbbi Cihaz Üretiminde Zorunlu Olan Süreçler

Sağlık alanında yapılan araştırmalar, hasta tedavisine yönelik ürünler ya da tıbbi cihazlar geliştirmek için karmaşık ve çok aşamalı süreçler gerektirir. Öncelikle, temel bilimsel araştırmalardan elde edilen bulguların doğru bir şekilde belirlenmesi ve laboratuvar ortamında deneylerle desteklenmesi gerekiyor. Ancak Türkiye'deki araştırmaların kurgu ve üretim süreçleri arasındaki kopukluk, birçok çalışmanın nihai bir ürüne ulaşmasını engelliyor.

Uzmanların Görüşü

Uzmanlar, Türkiye'deki sağlık araştırmalarının verimliliğinde birçok faktörün etkili olduğunu ifade ediyor. Yetersiz finansal destek, bürokratik engeller ve iş birliği eksiklikleri, araştırmacıların yenilikçi projelerini tamamlamalarını oldukça zorlaştırıyor. Prof. Dr. Akçiğit, Türkiye'de sağlık araştırmaları konusunda yeterli iş birliği ve destek mekanizmalarının bulunmadığını vurgulayarak, bu kayıpların potansiyel ürünlerin pazara sunulmasını ne denli kısıtladığını belirtiyor. Prof. Dr. Akçiğit'in ifadesiyle, “Türkiye'deki spesifik sektörlerle üniversiteler arasında entegre bir yapı bulunmaması, ekonomik kazanımların önündeki en büyük engel.”

Geçmişteki Başarılar ve Başarısızlıklar

Geçmişte, Türkiye sağlık alanında bazı uluslararası başarılar elde etmiş olsa da, bu örnekler istisna olarak kalıyor. Örneğin, Türkiye'de geliştirilen bir aşı projesi dünya genelinde büyük ilgi görmüş, ancak çoğu zaman araştırmalar, ticari başarı elde etmeden rafa kaldırılıyor. Bu kayıplar, Türkiye’nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu fakat bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini ortaya koyuyor.

Gelecek Öngörüleri

Türkiye’nin sağlık AR-GE süreçlerinin etkinliğini artırması, ülkenin önündeki en büyük fırsatlardan biri olarak değerlendiriliyor. Eğer sağlık araştırmaları endüstriyel iş birlikleri ve ticari girişimler ile desteklenirse, bu alanda daha yüksek başarı oranları elde edilebilecektir. Türkiye'nin sağlam bir sağlık AR-GE altyapısı oluşturması, uluslararası alanda katma değerli ürünler sunabilir hale gelmesi açısından kritik bir adım olacaktır.

Prof. Dr. Akçiğit, akademik ve endüstriyel iş birliklerinin artması gerektiğini vurgularken, yeni gıda ve ilaç mühendisliği programlarının devreye alınmasının bu dönüşümde büyük rol oynayacağını belirtiyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin sağlık alanındaki potansiyeli, yalnızca akademik bir tartışma olarak kalmaya devam edecektir. Akçiğit, üniversitelerin yeni teknolojilerin ülkeye girişinde öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, OECD verilerine göre Türkiye’nin üniversite-sanayi iş birliği konusunda ortalamanın oldukça gerisinde kaldığını, fakat bu durumun 'geride kalmışlığın avantajı' olarak değerlendirilebileceği görüşünü savunuyor.

Prof. Dr. Akçiğit, geçmişte atılmayan adımların doğru bir şekilde atılması halinde Türkiye'nin ciddi bir büyüme ivmesi yakalayabileceğini ve bu süreçte, sanayinin üniversitelerle iş birliği yapmasının hayati önem taşıdığını belirtmektedir. Türkiye'deki sağlık araştırmalarının şu anki durumunu ve gelecek öngörülerini göz önünde bulundurarak, sağlık AR-GE süreçlerinin dönüştürülmesi, hem ekonomik hem de toplumsal fayda sağlaması adına kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.

Bu haber, yapay zeka teknolojisi destekli olarak hazırlanmıştır. Detaylı bilgi için Editoryal Politikamızı inceleyebilirsiniz. Orijinal kaynak: kaynak habere git

Sonraki haber yükleniyor...
Otomatik yükleme durduruldu
© 2026 YeniTürk Hakkımızda